Moskova

Rusya Turları / Moskova

moscow

“En eski Rus şehri” ünvanına sahiptir. Moskova’sız bir Rusya olamaz diyerek sizlere Moskova’nın tarihi ve genel olarak yapısı hakkında bilgi verelim.

Moskova’nın kapladığı alan şu an itibariyle 1000 kilometrekareden daha büyüktür. Bu da kuzeyden güneye, doğudan batıya 40 km uzunluğuna eşittir.

Moskova’nın nüfusu 11 milyon kişiden fazladır.

Hergün ‘Rusya’nın kalbini Moskova’ya kara, hava, deniz yolu ile birlikte milyonlarca turist gelmekte ve bu sayıyı da geçici olarak artırmaktadır.

Moskova’yı diğer dünya şehirleri ile bağlayan 5 havaalanı, 9 demiryolu, nehir limanları vardır. Nehir yoluyla yapılan yolculuklar sırasında Karadeniz, Baltık, Beyaz, Azak ve Hazar gölü ve denizlerine ulaşabilirsiniz.

Moskova’da kara iklimi hakimdir. Güneş bir yanda gökyüzünü gösterirken, diğer taraftan ani bir yağmur yada rüzgar çıkabilir. En sıcak temmuz 1972 yılında 38 santigrad dereceye cıkmıştır.

Moskova’ya kar Kasım gibi yağar ve onu takip eden 6 ay hemen hemen yerden hiç kalkmaz.

Ortalama -10 santigrad derece. 1942 yılında -42 santigrad dereceyi göstermiştir. Bütün bu sert hava koşullarına rağmen hayatın akışında hiçbir değişiklik olmaz.
Herşey güneşli günlerde olduğu gibi devam eder.

Şehir 10 tane belediyeye ayrılarak yönetilir. Tüm dünya şirketleri (yiyecek, mobilya, otomobil, giyim, eşya…vb.) burada üretim ve satış ofisleri açmıştır.

100’den fazla yüksek öğretim kurumu , üniversite, enstitü vardır.

Moskova’da 600’den fazla din örgütü yer alır. Değişik dinlere ait sinegoglar, camiler vardır.

Çok eskiden Moskova 44 kiliseli şehir olarak adlandırılırdı. Son zamanlarda pek çok kız ve erkek manastırlar yeniden onarıldı ve faaliyete geçirildi.

Moskova bir açık hava müzesi gibidir. İçinde eski kiliseler, saraylar ve köşkleri barındırmaktadır.
2007 yılında Moskova 950 yaşında olacaktır.

İsterseniz size biraz da şehrin kuruluşu hakkında bilgi verelim.

1147 yılında Yuri Dolgorukiy adlı kral tarafından kurulur. Ağaçlık bataklık arazide şehrin kurulumu biraz zor olur.

XIII yy.’da Moskova krallığın başşehri olur. Ondan sonra gelen kral Danil ve oğlu Aleksandr Nevski zamanında şehir biraz daha büyür. XII yy da Moskova artık Rusya’nın din merkezi haline gelmiştir.
Kral Dimitry Donskoy zamanında ise tüm yapıları tahta olan Moskova tekrar taştan olarak inşa edilir. Gene din merkezi olma yolundadır.
1382 yılında Toktamış Han zamanında şehir istila edilir, yakılıp yıkılır ve pek çok kişide esir alınır. Şehir bundan sonrada gelecek olan baskınlardan , yangınlardan ve diğer kötü olaylardan çok defa zarar görür.
XV yy’ın sonlarında ise bir başka devir başlamıştır. III. İvan başa geçer. Bizans İmparatorluğunun çökmesiyle iki başlı kartal Ruslara geçer. O gün bugundur III Roma İmparatorluğu Rusya’ya denilir.
Gene bu yuzyıl içinde zamanın ünlü İtalyan ustaları çağırılmış onlara burada iş verilmiştir. Kremlin’in şu anda görmüş olduğunuz duvarları (dişe benzer) yaptırılmıştır. Böylelikle şehir bir kez daha yüz değiştirmiş artık tuğladan yapılmış olarak karşımıza çıkmıştır.
1547 yılında Rurikoviç İvan (4. Korkunç İvan ) tahta çıkar. Kremlin karşısında şu anda görebileceğimiz ‘Kitay Gorog’ yani ‘Çin Mahallesi’ bölgesini inşa ettirir. (Çinle ve Çinlilerle hiç ilgisi yoktur.)
XVI ve XVII yy. başlarında çıkan yangınlarda bu bölgeler zarara görür. 1598’de Rurikoviç’ler yönetimden ayrılırken Romanov’lar gelirler.
Şehrin yüzü bir kez daha değişmiş, yenilenmiş. Saraylar tamirden geçirilmiş, şehir dışına çarların yazları dinlenebilecekleri yeni rezidenslar ,Ismailova ,Rubsova, Kolomenskoya gibi yerler inşa ettirilmiştir.
2. Romanov olan Aleksey Mihaloviç ‘in oğlu olan Büyük Petro (bizim çılgın dediğimiz) dine pek yakın olmadığından Kremlin’in senelerdir hakim olduğu din merkezi olma durumundan çıkarmıştır. Buraya ihtiyaca göre topçu alayı, yeni kuleler , inşa ettirmiştir. Dilde, kıyafette devrimleri olup , Rusya’yı bir Avrupa ülkesi haline dönüştürmek istemiştir.

1712’de Moskova başşehirlikten çıkarılmış, yerine o günlerde Neva Nehri kıyısında yeni yeni kurulmakta olan St. Petersburg başşehir yapılmıştır.
1812 yılında artık başşehir olmayan Moskova bu kezde Napolyon’nun saldırısına uğramıştır. Napolyon şehri savaşsız teslim almıştır. Ama nasıl? 2 Eylülde her yerde aynı zamanda yangın başlamıştır. Moskova’lılar şehirlerini terk ederken , hem Moskova’yı hemde arkalarında bıraktıkları her şeyi yakmışlardır. Böylelikle Napolyon karşısında teslim alacak hiçbirşey bulamamıştır. Şehirde bulunan 9158 evden sadece 2626’sı yangından sonra tamir edilebilmiştir. Halktan toplanan paralarla Moskova bir kez daha inşa edilmiştir. Şu anda 2 başşehir var gibi görülmektedir.1. Moskova 2. Kuzeyin başkenti St. Petersburg.
1905 ve 1917 yıllarında geçirilen ayaklanmalardan da şehir nasibini almıştır.
1918 yılında Moskova tekrar başşehir olmuştur. Yeni yönetimin iş başına geçmesiyle şimdiye kadar yapılan kiliseler, manastırlar tek tek kapatılmış yıkılmış ya da başka amaçlarla kullanılmıştır.
1812’de olduğu gibi 1941 yılında Moskova gene düşmanların baskınına uğramıştır. Bu kez teslim olunmamış, şehir yakılmamıştır. 25 haziran 1945’de Alman orduları bayraklarını Kremlin Duvarında yere bırakmak zorunda kalmışlardır.

80’li yıllarda Peterstoyka’nın oluşması ile bir takım şeyler değişmeye başlamıştır. Eski kominist isim ve olaylarından oluşan cadde, sokak, şehir vb. eski isimlerine dönüştürülmüştür.
Şehir gri renk hakimiyetinden renkli bir hale dönüştürülmüştür. Son 15 yılda şehir inanılmaz bir değişme göstermiş, şu anda gördüğünüz hale gelmiştir.

MOSKOVA’DA GÖRÜLECEK YERLER

Kremlin Sarayı:


Moskova’daki Kızıl Meydan’da bulunan Kremlin Sarayı, Çar Korkunç İvan tarafından 1155’te yaptırılmıştır. Eski bir savunma kalesi olan Kremlin, 19 metre yükseklikte kırmızı bir duvarla çevrilidir. Bu duvarın çevre uzunluğu 2250 metredir. Duvarın giriş yerlerinde ve köşelerinde büyük kuleler vardır. En büyük kule 72 metre yüksekliktedir. Burada ilk yapı 14. yüzyılda yapılmış, daha sonra yeni ilavelerle büyümüştür. Kremlin Sarayı’nın hemen yakınında bulunan ve Aziz Basileios adına Korkunç İvan tarafından yaptırılan Saint-Basile Katedrali, yalnız Moskova’nın değil bütün Rusya’nın en orijinal eseridir ve dünyada buna benzeyen başka bir kilise yoktur. Çünkü bu yapı şark stilinde bir kilisedir. Kubbeleri İslami eserlerin kubbelerine benzer.

Arbat Caddesi:


Moskova’nın ortasından geçen Arbat Sokağı, bu şehre yolu düşen herkesin en azından bir kere uğradığı, bir ucundan diğer ucuna kadar zevkle yürüdüğü bir trafiğe kapalı yoldur. Burada mağazaların rengarenk vitrinlerini gezebilir, Rus ve dünya mutfaklarının en güzel örneklerini tadabilir, Paris’i aratmayan şık kafelerde oturabilir ve en keyiflisi de bir banka oturup kendilerini hayatın akışına kaptırmış Rusları seyredebilirsiniz. Arbat’ı Arbat yapan özelliklerden birisi de sokağın ortasındaki hediyelik eşya standlarıdır. Bir Moskova hatırası edinmek istiyorsanız buralardan alabilirsiniz.

Moskova Metrosu:


osef Stalin tarafindan 1931`de inşasına başlanılan Moskova Metrosu, günümüzde büyüklük bakımından New York, Paris veya Londra metroları ile karşılaştırılsa da iç mimari ve dekorasyon bakımından dünyanın en güzel metrosu olduğu herkes tarafından kabul edilmektedir. Herbiri sanat harikasi olarak kabul edilen istasyonlarda hergün yaklaşık 8 milyon kişi taşınmaktadır.

Borodino Panoramik Müzesi:

Rus sanatçı Rubo`nun sanat dünyamıza sunduğu en büyük eserlerden biri. Fransız ve Rus ordularının 1812 yılında karşılaştığı Borodino Ovası’nda gercekleşen ve 50 binden fazla insanın ölümüne neden olan bu savaşın 115 m. x 15 m.`lik devasa bir tablo üzerindeki 3 boyutlu görünümü ziyaretçilerini şaşkına çevirecek güzellikte. Ayrıca bu kanlı savaşla ilgili bilgilerin toplandığı giriş bölümü de bir o kadar ilgi çekici.

Puşkin Müzesi:

1912`de açılan müze günümüzde St.Petersburg Hermitage`dan sonra Rusya`daki en büyük Avrupa sanat koleksiyonuna sahip. Bu geniş koleksiyon içerisindeki en önemli bölüm ise Empresyonistler. Bunun haricinde yer alan Yunan, Mısır ve Roma eserlerinin yanısıra ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken koleksiyon günümüzde Truva Hazinesi olarak bilinen eserler.

İzmoilova Pazarı:


Moskova`nın batısında yeralan park içerisine girildikçe dev bir orman havası yaratır. Hemen kenarında kurulmuş olan pazar özellikle haftasonları tüm turistlerin tereddüt etmeden geldikleri bir yer olur. Pazarda çesitli Rus hediyelik eşyalarından Sovyet dönemi askeri malzemelerine kadar birçok eski ve yeni ürüne rastlamak olası.

badge

TatilSefası

tatil sefanız olsun!

My Profile Pic

Dünyanın her yerine çok uygun fiyatlarla yurtdışı tur alma imkanı. Türkiye'de bir ilk! Tur alırken kazandıran tek tatil sitesi. Peşin fiyatına taksit imkanları da cabası! www.tatilsefasi.com


Arama


Kategoriler